Zula-Blog
Internette sörf yaparken veya bilgi ararken, ilgimi çeken veya beğendiğim siteleri favorilerime ekledim, birkaç hafta veya ay sonra tekrar ziyaret etmek istediğimde, yok sunucu hatası, yok 404 sayfa bulunamadı, yok bu alan adı süresi doldu, vs... O sitenin yerinde yeller esiyordu. Şimdi ise ZULA-Blog var. Ayak bastığım her
20 Şubat 2012 Pazartesi
Matematikte Sayıların Bölünebilme Kuralları
Bölünme Kuralları, matematikte sayıların 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 25 sayılarına kalansız olarak bölünüp bölünemediklerini bölme işlemi yapmadan anlamaya yardımcı olan kurallarıdır.
| Reactions: |
1 Şubat 2012 Çarşamba
Araç Lastiklerine Zincir Nasıl Takılır
Karla havalarda aracınızın lastiklerine mutlaka zincir takmalısınız.
Araba lastiğine takılan zincir, aracınızın buzlu yollarda kaymasını önler ya da asgariye indirir.
Birleştirme parçalarının sivri uçlarının mümkün mertebe lastiğinizin yanağına temas etmemesine özen göstermelisiniz. Aksi takdirde lastiğimiz çok ciddi hasar görecektir.
Zincirinizi takmaya hazır hale getirdikten sonra, zinciri kastiğinizin arkasından iki ucu çıkacak şekilde geçirin. Zincirin ana halkasını oluşturan genelliklede renkli olan kısmı lastiğimizin arkasına geçirdikten sonra yuvasına yerleştirip kilitleyin. Bu kilitleme işleminden sonra ana parçayı lastiğin üstünde bırakarak diğer lastiğin altında kalmış olan bölümleri yavaş yavaş kendinize doğru çekmeye başlayın.
Çemberi lastiğin arkasına doğru yavaş yavaş iterken zincirde bulunan birinci kilitleme parçasını zincirdeki herhangi bir parçaya kilitleyin. Daha sonra, diğer kilitleme parçasını elinize alarak içinden geçirin ve gerdirebildiğiniz kadar gerdirin. Gerdirdikten sonra arka halkanın kendi yerine geçtiğine dikkat edin. Tekrar bir miktar ileri iterek bollaştığını göreceksiniz. Daha sonraki adım, kutu içerisinden çıkacak olan kırmızı halkayı iç yüzeyi lastiğe bakacak şekilde uygun bir yere yerleştirmek.
Videoyu iPhone veya iPad'de izleyebilmek için ekranınızı sayfanın en aşağısına kaydırın.
Lastiğe Zincir Nasıl Takılır?
28 Kasım 2011 Pazartesi
Kullanıcısının Sesinden Hislerini Anlayan Sistem
Bilgisayarların konuşmayı öğrenmesine çok az kaldı. Apple’ın kişisel asistanı Siri bu anlamda önemli bir adım. Fakat ses ve konuşma tanımlayıcı yazılımlar insanların makinelerle sesli iletişimine dair sorunların sadece ufak bir kısmına çözüm getirebiliyor.
Çünkü James Borg’un çalışmasına göre insanlar arasındaki iletişimin sadece %7′si sözcüklerden oluşuyor. Kaliteli bir iletişimi oluşturan ise tüm iletişimin %38′i oluşturan sesin tonu, şiddeti, konuşma hızı gibi diğer etmenler(%55′i ise vücut dili).
Makinelerin insanların kullandıkları kelimeleri anlayabilmeleri ilk adım olsa da bütünsel bir iletişim için yeterli değil. Neyse ki Madrid ve Granada Üniversitelerinde görevli bilim adamları insanların sadece sözcüklerini değil, konuşma şekillerinden o andaki hislerini ve ruhsal durumunu anlayabilen bir sistem geliştirdiler.
Çünkü James Borg’un çalışmasına göre insanlar arasındaki iletişimin sadece %7′si sözcüklerden oluşuyor. Kaliteli bir iletişimi oluşturan ise tüm iletişimin %38′i oluşturan sesin tonu, şiddeti, konuşma hızı gibi diğer etmenler(%55′i ise vücut dili).
Makinelerin insanların kullandıkları kelimeleri anlayabilmeleri ilk adım olsa da bütünsel bir iletişim için yeterli değil. Neyse ki Madrid ve Granada Üniversitelerinde görevli bilim adamları insanların sadece sözcüklerini değil, konuşma şekillerinden o andaki hislerini ve ruhsal durumunu anlayabilen bir sistem geliştirdiler.
| Reactions: |
14 Kasım 2011 Pazartesi
Serotonin nedir?
![]() |
| Serotonin |
Serotonin hormonu besinlerde bulunmaz ve başka herhangi bir kaynaktan alınamaz, sadece vücutta üretilebilir. Ancak bazı besinler vücutta serotonin üretilmesine yardımcı niteliktedir.
Özellikle çinko, magnezyum, Omega 3 yağ asidi ve triptofan isminde amino asit içeren besinler serotonin üretimine yardımcı olur.
Beyinde serotonin maddesi salgılandığında kan damarları kasılarak daralır ve serotonin düzeyi düştükçe genişler.
Serotonin hormonu iştah, uyku düzeni, ruh hali gibi birçok fizyolojik ve duygusal durum üzerinde etkilidir. Serotonin düşüklüğü depresyona, fazlalığı ise anksiyete bozukluklarına neden olabilir.
| Reactions: |
2 Kasım 2011 Çarşamba
Zengin olmak için 20 altın kural
Nasıl zengin olunur? Amerikalılar her zamanki gibi üşenmemiş ve kendi zenginlerinin tecrübelerinden yararlanarak iş hayatında başarılı olmanın kuralları ile ilgili bir liste oluşturmuşlar.
ABC televizyonu ABD’nin zengin isimlerinin hayat hikayelerinden yola çıkarak milyarder olmak için uyulması gereken 20 altın kuralı yazdı.
Amerikan ABC televizyonu ABD’nin en zenginlerinden olan isimlerle konuşarak milyarder olmak için uyulması gereken 20 altın kuralı yazdı. Ünlü alışveriş sitesi zappos.com’un CEO’su Tony Hsieh, Cirque du Soleil’in yaratıcısı Guy LaLiberte ve ünlü saç bakım ürünleri firması Paul Mitchell’ın patronu John Paul DeJoria gibi isimlerle konuşan ABC, zengin olmanın yollarını şu şekilde açıkladı:
| Reactions: |
5 Ekim 2011 Çarşamba
Detoks Yaparak Sağlığınızı Bozmayın
İngiliz şarkıcı Amy Winehouse'un babası Mitch Winehouse, kızının ölümüne alkol alışkanlığından kurtulmak için yaptığı detoksun neden olduğunu savunmuştu. Peki detoks bu tür ölümlere neden olabilir mi?
İç hastalıklar Uzmanı Dr. Kerim Çıkım, kişide kalp hastalığı, diyabet, astım gibi kronik hastalıklar bulunuyorsa uygulanan detoks işleminin sağlık için ciddi bir tehdit oluşturabileceğini söylüyor. Çünkü yenilip içilenlerin değiştirilmesiyle yapılan detoks uygulaması vücuda alınması gereken 3 ana besin grubunun dengesini bozarak sağlığı olumsuz yönde etkileyebiliyor.
En İyi Detoks Sigara ve Alkolü Bırakmaktır
Dr. ABDURRAHMAN KERİM ÇIKIM, İç Hastalıkları Uzmanı
Detoks Nedir?
Detoks kelime anlamı toksinlerden arınmaktır. Toksinler vücuda zararı olan maddelerdir. Aslında toksinler mikroorganizmaların üretmiş olduğu vücuda zarar vermek için yapılan maddelerdir. Bunları vücuttan atma işlemine detoks denir. Ancak bunu son zamanlarda diyetle bağdaştırmalar başlamıştır. Bir kişi uygun beslenmezse yeteri kadar protein, karbonhidrat, lipit almazsa, dengesiz beslenmiş olur. Yani insanlar bunlardan birini, vücut sağlıksız beslendiği için, daha fazla alır ve bunu da vücutlarından atmak için çeşitli yöntemlerle uygulamalar yapmaktadırlar. Buna da detoks denmeye başlanmıştır. Özellikle kişi dengeli besleniyorsa detoksa ihtiyacı yoktur. Yani normal yemeğinizde protein kaynağı olarak et, süt, yoğurt, yumurta alıyorsanız, karbonhidrat kaynağı olarak pilavınızı, makarnanızı yiyorsanız, lipit dediğimiz yağ kaynağı olarak, ölçüler dâhilinde olmak üzere, yağınızı, yağlı etinizi yiyorsanız başka bir işlem yapmanıza gerek yoktur. Ama bunları yapmıyorsanız dengesiz besleniyorsunuz demektir. Her şeyden önce beslenmenizi değiştirmeniz de yarar vardır.
Etiketler:
diyet,
kanser,
sağlık,
sağlıklı beslenme
| Reactions: |
26 Aralık 2010 Pazar
Bimer
![]() |
| Bimer - Başbakanlık İletişim Merkezi Alo 150 Doğrudan Başbakanlık |
![]() |
| Adalet Bakanlığı Bilgi Edinme Başvuruları |
Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) Doğrudan Başbakanlık Uygulaması Nedir?
BİMER, bilişim ve iletişim teknolojileri kullanılarak hayata geçirilen bir halkla ilişkiler uygulamasıdır.İyi ve sağlıklı işleyen bir halkla ilişkiler uygulaması için günümüz iletişim teknolojilerinin kullanılması bir zorunluluktur. Bimer ile oluşturulan sistem sayesinde vatandaş ile devlet arasındaki iletişim kanallarının tümü açık tutularak müracaatların her zaman ve her yerden yapılabilmesi yanı sıra, müracaatlara cevapların da hızlı, etkin ve daha ekonomik bir şekilde verilebilmesine imkan sağlanmıştır.BİMER Uygulamalarının Çalışma Şekli
Bimer uygulaması kapsamında Kaymakamlık, Valilik ve Bakanlıkların tümünde “Halkla İlişkiler Müracaat Büroları” kurulmuştur.Ancak “Alo 150” hattını cevaplamak üzere sadece valiliklerimizde çağrı merkezleri bulunmaktadır.Kaymakamlık ve Bakanlıklar’ a “Alo 150” hattı üzerinden ulaşılamaz.| Reactions: |
7 Kasım 2010 Pazar
Aile Hekimim Kim
1 Ekim 2009 itibariyle Bursa'da pilot uygulama olarak başlayan aile hekimliği, artık tüm illerde uygulamaya geçti. Bundan böyle herkesin bir aile hekimi olacak. İsteyen 3 ay sonra hekimini değiştirebilecek. Aile hekimine gitmeyen katkı payı ödeyecek.
Aile hekiminizin kim olduğunu öğrenmek için tıklayın.
Dünya Sağlık Örgütü “Aile Hekimini” şöyle tanımlamıştır:
“Kendisine bağlı olan topluma, yaş, cinsiyet ve hastalık ayırımı yapmaksızın, birinci basamak sağlık hizmeti veren, temel tıp eğitiminden sonra, konusunda en az 2 yıl eğitim görmüş tıp doktorudur.”
AİLE HEKİMLİĞİ ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ:
Aile hekiminizin kim olduğunu öğrenmek için tıklayın.
AİLE HEKİMLİĞİ NEDİR?
Birey ve ailelere sürekli ve çok yönlü sağlık hizmeti veren, biyolojik, klinik ve davranış bilimleriyle iç içe olan, faaliyet alanı içinde, tüm yaş gruplarını, her iki cinsiyeti, tüm sistemleri ve bütün hastalıkları kapsayan bir uzmanlık alanıdır.Dünya Sağlık Örgütü “Aile Hekimini” şöyle tanımlamıştır:
“Kendisine bağlı olan topluma, yaş, cinsiyet ve hastalık ayırımı yapmaksızın, birinci basamak sağlık hizmeti veren, temel tıp eğitiminden sonra, konusunda en az 2 yıl eğitim görmüş tıp doktorudur.”
AİLE HEKİMLİĞİNİN AMACI NEDİR?
- Erken tanı ve tedaviyi sağlamak;
- Hastalık ve sağlık konularına fiziksel, ruhsal ve sosyal faktörleri de dikkate alarak yaklaşmak;
- Sağlık ile ilgili tüm konularda ilk değerlendirmeyi yapmak;
- Süregen ve tekrarlayıcı hastalıklarda sürekli bakım ve tedaviyi sağlamak;
- Hastalarla uzun süreli bağlantı kurarak, hastalıklarla ilgili bilgileri toplamak;
- Birinci basamak sağlık hizmetlerini topluma sunmak;
- Bireylerin yaşam kalitelerini ve sağlık düzeylerini yükseltmek
AİLE HEKİMLİĞİ ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ:
- Sağlık hizmetini aile bireylerinin tümüne birden sunar.
- Sağlığın sadece hastalık ve sakatlıkların olmayışı değil, sosyal yönden de tam bir iyilik hali içinde olma durumu olduğunu dikkate alarak hizmeti sunar.
- Sağlık ile ilgili sorunlarda ailelere danışmanlık yapar ve yol gösterir.
- Birinci basamak sağlık hizmetinin yeterli olmadığı durumlarda kişilerin daha ileri sağlık bakımının sağlanması konusunda gerekli olan organizasyonu gerçekleştirir.
Etiketler:
aile hekimim kim,
aile hekimliği,
sağlık
| Reactions: |
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Kalsiyum ile Zayıflama
Kalsiyum zayıflatıyor! Kalsiyum ile kilo verin! Metabolizmanızı kalsiyum ile çalıştırın
Yüksek kalsiyum içerikli düşük kalorili diyetle, düşük kalsiyum içeren düşük kalorili diyet deneklere uygulandığında, yüksek kalsiyum grubunun daha fazla zayıfladığı görülüyor.Vücudumuz için en önemli elementlerden biri kalsiyumdur. Kalsiyum kemiklerimizin ve dişlerimizin ana maddesidir. Vücuttaki kalsiyumun yüzde 99’u bu şekilde bulunur. Yüzde 1’i ise kanda ve yumuşak dokuda bulunur. Dolaşımdaki kalsiyumun başlıca görevi; kanın pıhtılaşmasını sağlamak, eklemleri ve kemikleri onarmak, kalp ritmini düzenlemek, sinir uyarılarının iletimini sağlamak, kasların kasılabilirliğini ayarlamak ve dokuların canlılığının sürdürülmesine katkıda bulunmaktır.
Vücut, kalsiyum dengesini, parathormon adını verdiğimiz bir hormon ile sağlar. Parathormon boynumuzun hemen önünde, tiroid bezlerimizin arkasında yer alan paratiroid bezlerinden salgılanır. Vücut kalsiyumu az ise, parathormon, kalsiyum seviyesini yükseltmek için harekete geçer. Kalsiyum metabolizmasında böbreklerin ve D vitaminin de önemi vardır. Bütün insanların, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için ortalama 1000 mg kalsiyum alması gereklidir. Bu ihtiyaç gebelik ve süt verme döneminde 1500- 2000 mg’a kadar çıkar. En zengin kalsiyum kaynağı süt, yoğurt, ayran, peynir, hamsi, sardalye, somon balığı, kuru baklagiller, badem, ceviz, brokoli ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerdir. Yeteri kadar kalsiyum almadığımızda, vücudumuz kan kalsiyum düzeyini ayarlamak için kemiklerimizden kalsiyum çalar. Bu da kemiklerimizin erimesine, dişlerimizin zayıflamasına, çürümesine ve diş eti hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Kalsiyum eksikliği devam ettiğinde, kaslarımızda kasılma bozuklukları olur ve tekrarlayan kramplar ve kas ağrıları oluşur. Bununla birlikte tırnaklarımızda kırılmalar ve uyku bozuklukları da yaşam kalitemizi bozar. Yapılan bazı araştırmalarda, kalsiyumu uzun süre çok fazla almanın da böbrek taşı riskini artırabildiği görülmüştür. Bu nedenle, böbrek taşı riski olanların günde 1200 mg kalsiyumdan fazlasını almamaya özen göstermeleri doğru olacaktır.
Etiketler:
kasliyum,
kilo verme,
sağlıklı beslenme,
zayıflama
| Reactions: |
Oruç zayıflatır mı? Oruç tutarak zayıflamak, kilo vermek mümkün mü?
Gün boyu aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmakta, bu da ramazan ayının özellikle ikinci yarısından itibaren zayıflamayı zorlaştırmakta.
![]() |
| Resmi büyütmek için üzerine tıklayın |
Korkmaz, yaptığı açıklamada, toplumsal hayatta önemli bir yer teşkil eden ramazan ayında, gün içerisinde yemek yenilemediği için sahur ve
iftar yemeklerine ayrı bir özen gösterildiğini, sahurun normal kahvaltıdan, iftarın ise akşam yemeğinden daha zengin hazırlandığını, bu nedenle ramazan ayı ile birlikte beslenme alışkanlıklarında da değişiklikler meydana gelebildiğini söyledi.
Her zaman önerildiği gibi ramazan ayında da amacın yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmek olduğunu, bu nedenle ramazan ayında da öğün sayısının en az 3 olacak şekilde planlanmasının tavsiye edildiğini ifade eden Korkmaz, bu beslenme şekline dikkat etmeyen sağlıklı kişilerde bile zaman zaman sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi gibi rahatsızlıkların görülebileceğini, özellikle bu dönemde tüketilen hamurlu tatlılar, pideler, börekler ve yüksek kalorili besinlerin tüketiminin artmasına
bağlı olarak kilo artışı yaşanabildiğini belirtti.
| Reactions: |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











